TEMA Vakfı, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) nezdinde Gözlemci STK statüsüne sahip olan ilk Türk Sivil Toplum Kuruluşu oldu. TEMA Vakfı’nın 16 Ocak 2007 tarihinde UNFCCC sekreteryasına Gözlemci STK statüsü kazanmak için yaptığı başvuru Endonezya’nın Bali Adası’nda 04-14 Aralık 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilmekte olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın ilk oturumunda katılımcı ülkelerin onayıyla kabul edildi. TEMA Vakfı, bundan böyle iklim değişikliği konusundaki ulusal ve uluslararası politikaları da yakından takip edecek ve ilgili platformlarda kamuoyunun taleplerinin sözcüsü olmayı sürdürecek.
04 Aralık 2007 tarihinde Endonezya’nın Bali Adası’nda başlayan konferansa katılan TEMA Vakfı Genel Müdürü Dr. Uygar Özesmi, TEMA’nın BM İklim Değişikliği çerçeve Sözleşmesi nezdinde Gözlemci STK statüsüne sahip ilk Türk sivil toplum kuruluşu olmasından ülkemiz adına gurur duyduklarını ve açılan bu yolu diğer ulusal sivil toplum kuruluşlarının da takip etmesini ümit ettiklerini söyledi. Ülkemizin Kyoto Protokolü’nün bir an önce imzalaması gerektiğini belirten Dr. Uygar Özesmi, TEMA’nın önemle altını çizdiği konu verimli ve yenilenebilir enerji, her alanda değişikliğe uyum ve tabii toprak ve yaprak. Bu konuda atılan her adımın arkasındayız. Bali’de bu konularda kararlar alınırken, en önemlisi 2 santigrat derecenin altında kalmak için, gelişmiş ülkelerin 2050’ye kadar 1990 emisyonlarının yarısına inme taahhüdü. Türkiye için mütevazi bir hedef belirleyecek olursak, 2050’de Avrupa 1990 emisyonlarının yarısında altında kalmak olsun. Buna ekonomik rekabet ve sanayimizin geleceği için zaten mecburuz.” dedi.
Rio’da Haziran 1992’de düzenlenen BM Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda (Dünya Zirvesi) imzaya açılan İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girdi. Aradan geçen süre içinde 188 devletin yanı sıra Avrupa Birliği de belgeyi onayladı. Türkiye ancak 24 Mayıs 2004 tarihinde diğerlerinden çok daha geç olarak 189. taraf oldu. Bu geniş katılım, UNFCCC Sözleşmesini çevreyle ilgili uluslararası anlaşmalar arasında en geniş kabul gören belgelerden biri haline getirmektedir. 1994 yılında yürürlüğe giren BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) “Atmosferdeki sera gazı birikimlerini, iklim sistemi üzerindeki tehlikeli insan kaynaklı etkiyi önleyecek bir düzeyde durdurmayı başarmayı” hedeflemektedir. Türkiye Sözleşme’nin Ek-1 listesinde özel koşullarda yer alıp, Protokol’ün EK-B listesinde yer almayan tek ülkedir. Bu kapsamda Türkiye için Kyoto Protokolü’nün 1. yükümlülük döneminde(2008-2012) salım azaltma ya da sınırlama hedefi belirtilmemiştir.
Kaynak : TEMA Vakfı Resmi Sitesi
www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması


0 yorum:
Yorum Gönder